Kazım Koyuncu Üzerin..


Haber bülteni üyeliği



Ziyaret Bilgileri

[ Cmt, 21 Eki 2017 ]
Toplam 26 ziyaret
12 benzersiz ziyaretçi

kazimkoyuncu » Röportajlar 2

Karadeniz Gazetesi

                          

NEDEN?

Müziğiyle, duruşuyla Karadeniz'in hırçın ve duygusal çocuğu Kazım Koyuncu ile söyleşi yapmadan önce heyecanlıydım. O, bizim sesimiz, isyanımız, ruhumuzdu adeta. Memleketimin sorunlarını, kimselere yaranmadan yüreklice dile getiriyordu. En son Çernobil olayının etkilerini anlatmak için ortalıktaydı. Nereden bilecekti Çernobil'in bir kurbanının da kendisi olduğunu? Kansere yakalanmıştı. Hastalığını anlatırken gülümsüyordu.

Şaşkınlıkla, kabullenmişlik aynı anda yüzüne yansıyordu. Ve belliydi bu hastalığı yeneceği. O hırçın Karedeniz, evlatlarına direnme gücünü de vermişti çünkü. Ve haylaranları; milyonlar ona sevgisini veriyordu. En son KTÜ'de verdiği konser o büyük sevginin ispatıydı. Salonu dolduran yürekli canlar, hüzünle harmanladıkları coşkularıyla Kazım'a güç verdiler. O başaracak; daha çok horon tepeceğiz, daha çok ağlayacağız sevdalarımız için...Kazım sahneden inmeyecek....

Karadeniz kültürel yapısı, agresifliği, enteresan kişilikleriyle çok özel bir yer. Buradan acayip hayatlar, ilginç hikayeler, her şey çıkabilir

Hastalık ilginç birşey, son bir yıldır kanserle ilgili etkinliklere katıldım, sonra kendim kanser oldum. Tuhaf tesadüf...

Hayatta yerinde durmamak, muhalif olmak, hep karşı çıkmak gerekiyor. Bu yüzden yaramazlığa devam edeceğiz. Merak etmesinler...

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nin bu süreçte size ödül vermesini nasıl karşıladınız? Trabzon sizin memleketiniz sayılır neler hissettiniz?

Kazım KOYUNCU : Bir kere buradan, Karadeniz'den ödüllendirilmek çok güzel bir şeydir. Karadenizliler pek kolay kimseyi ödüllendirmezler. İkincisi gazetecilerin böyle bir şeyi yapıyor olması beni daha da fazla mutlu eden bir durum oldu. Açıkçası çok mutlu oldum. Çokta böyle seyahat yapma zamanları değildi bu zamanlar. Memlekete gelmek iyi olacaktı ama böyle bir şey olmasaydı gelemeyecektim. Biraz gücümü toparlayıp geldim. Benim için çok önemli bir ödül...


Tüm Karadeniz, hatta tüm Türkiye, bu hastalığınızı öğrendiğinde çok üzüldü. Siz neler hissettiniz?

Kazım KOYUNCU : Hala tam olarak bir şeyler hissedilmiş değilim (gülüşmeler) hastalık ilginç bir şey...çokta bir şey hissetmiyorum. Sadece son bir yıldır kanserle ilgili bir takım etkinliklere katıldım. Yaklaşık bir yıl sonra da kendim kanser oldum. Tuhaf bir tesadüf bu...


İstanbul'da Trabzon derneklerinin başlattığı etkinliklerden söz ediyorsunuz değil mi?

Kazım KOYUNCU : Trabzon derneklerinin Çernobil'le ilgili kampanyası geçen yıl başladığında basın açıklamasında ben de vardım. Ondan sonra başka bir iki etkinlik vs derken başımıza böyle bir şey geldi...bilmiyorum...çok yadırganacak bir şey de değil herkesin başına gelebilecek bir şey. Mücadele etmek lazım... 


 

Kaş yaşındasınız?

Kazım KOYUNCU : 33


Bizim yaş gurubumuz bundan daha fazla etkileniyor diyorlar. Çernobil olayı olduğunda burada mıydınız?

Kazım KOYUNCU : Çernobil olayında buradaydım ben. Memleketten 1989'da ayrıldım....


Mücadeleniz sürecek mi? Bu konunun sürekli gündemde tutulması lazım. Bu bölgede kanser vakalarındaki artışı görüyoruz ama insanlar pek de üzerine gitmiyor gibi...

Kazım KOYUNCU : Şimdi şimdi bir şeyler yapılıyor. Özellikle Trabzon derneklerinin yaptığı faaliyetler, sonuçları ne olursa olsun; bir çok şeyi başarabilirler, başaramayabilirler de ama böyle bir toplumsal meselenin üstüne gidilebilmesi noktasında çok ciddi çalışmalar diye düşünüyorum. Şimdi öfke çok doğal bir durum. Ben de bazen öfkeleniyorum. Yalnızca kendi üzerimden değil genel olarak; Çernobil, sahil yolu katliamları vs...ama öfkeden başka şeylere ihtiyacımız var. Birilerini organize etmek, bir şeyleri harekete geçirmek lazım. Bu anlamda sivil toplum örgütlerine çok önemli görevler düşüyor. Özellikle Karadeniz'de...her ne kadar bilim çevreleri Karadeniz'de çok ciddi bir kanser artışının istatistikti olarak olmadığını söylese de..


Moraliniz nasıl? Bu hastalıkta moral çok önemli diyorlar...

Kazım KOYUNCU : Ben o morali çok anlayabilmiş değilim. Moral nedir? Yani...genelde iyi oluyor. Bazen işler iyi gitmiyor. Çok fazla bir yerlerinize ağrı geldiği zaman moraliniz bozuluyor vs... ama genel olarak moralim iyi...iyiyim yani...


Bu arada ailenin durumu da önemli. Bir röportajınızı okudum. Babanız Cumhuriyet Gazetesi okuyormuş...hastalığınızı oradan öğrensin istemişsiniz. Sahiden böyle mi oldu?

Kazım KOYUNCU : Çok yumuşak hatları ile biliyordu. Ancak gazeteden daha net öğrendi.


Tepkisi nasıl oldu?

Kazım KOYUNCU : Onun tepkisi beni korumaya, benim üzülmememe yönelik, soğuk kanlı bir hali vardı.


Güç verdi...

Kazım KOYUNCU : O da küçük bir kanser süreci yaşadı. Mesane kanseri yaşadı. Onu atlattık. Yılda bir kontrollere gidiyor. Aslında kanserin büyük bir korku olduğunu biliyor ama bu kadar da korkmamak gerektiğini o da biliyor. Ben de aynı şeyleri düşünürdüm. Çok korkardım ben kanserden ama sonuçta işin içine girince, başına gelince insanın korkudan başka şeylere ihtiyacın oluyor. Daha çok cesarete, daha çok bilgiye ve güce ihtiyacı oluyor. Böyle olunca korku ya da ölüm korkusu gelmiyor insanın aklına...bazen düşünüyorsun da ölümü her zaman düşünmek lazım...


Bu durum müziğinize yansıdı mı?

Kazım KOYUNCU : Müzik devam ediyor. Müzik olmasa olmazdı...mesela şimdi beni buraya getiren şey bu ödül ve yarın vereceğim konser. Beni çok heyecanlandıran şeyler. Aldığım iki kemoterapiden çok daha etkili...


Ve size büyük bir ilgi var...ben radyoda program yapıyorum oradan gözleme imkanım oluyor. Şarkılarınız sürekli isteniyor. Sizi soruyorlar, bilgi aktarmamızı istiyorlar. Bu da son iki üç yıldır arttı sanırım...sizi Zuğaşi Berepe'den bu yana takip ediyorum ama Gülbayaz dizisinin etkisi mi oldu? Ne dersiniz? 

Kazım KOYUNCU : Oh... o kadar güzel dedin ki 'yaramaz çocuklar' deyince...benim kardeşlerim yani...yaramazlıklara devam etmek lazım. Hayat başka güzel olmuyor. Hayatta yerinde durmamak, muhalif olmak, hep karşı çıkmak gerekiyor. Genellikle güzellikleri oradan buluyoruz. Ve genellikle o güzellikleri karşı çıkanlar değil, karşı çıkmayanlar yaşıyor sonra...(gülüşmeler) fakat eninde sonunda anlıyorlar. Bundan beş sene önce Viya albümüm yayınlandı. Sanki gazete çıkarıyormuşum gibi sahil yolu projesinden söz ettim orada. İnsan albümünde sahil yolunu yazar mı? Ama yazmak zorundaydım. Çok gücüme gidiyordu. Kimse bir şey söylemiyordu. Ben de memlekete geldiğim zaman çok sinirlerim geriliyordu. Onu yazdım. 5 sene sonra sahil yolu bitti. İnsanlar sahilimiz yok oldu diyorlar. O dönemde çok kızıyordu insanlar. Akrabalarımız bile kızıyordu. Ama o yaramazlığımdan gurur duyuyorum. Ya da başka bir şey...Fırtına Deresi için de öyle. Bunlar olmasa bu hayat çekilmezmiş. Bu yüzden yaramazlığa devam edeceğiz. Merak etmesinler yanlarındayım...

Röportaj: KARADENİZ GAZETESİ


Yorumlar (3)
Müziğini dinleyebilmenin ve gönlünün güzelliğini hissedebilmenin ayrıcalık olduğuna inandım..mekanın cennet olmuştur inşallah..
nil tarafından | Çar, 26 May 2010 06:07:22 tarihinde yazıldı.
Karadeniz müziğini zirve yapan delikanlı adam çabuk gittin bu dünyadan mekanın cennet olsun.Paparazilere yakalanmış numarası yapmadan magazinlerde şov(soytarılık) yapmadan adam gibi adam olarak da bu işin (Müzik)yapılacağını gösteren,böylede seveninin olacağını ispat eden ender insandın sen KAZIM KOYUNCU hergün sana dua ediyorum ailen içinde sabır diliyorum nur içinde yat ey Karadenizin Çılgın Uşağu
Benan tarafından | Cum, 13 Şub 2009 06:04:14 tarihinde yazıldı.
allah rahmet eylesin ,
burak tarafından | Pzt, 08 Eki 2007 07:15:13 tarihinde yazıldı.





Editör Bilgileri

Gülay Aslantaş


Editöre Ulaşın

En Son Güncellenenler

freebsd
apiterapi
azdavay_bakirci
aramamotorlari
uyku
kazimkoyuncu
peyzaj

Uzerine.com Copyright © 2005 Uzerine.com
uzerine.com Ana Sayfa | Gizlilik Sözleşmesi | Üye Girişi